2 Ocak 2012 Pazartesi

Serrose ve Okuma

Bana en çok sorulan soru nasıl birkaç kitabı birarada okuyabiliyorsun ya da kendini nasıl kitap okumak için motive ediyorsun.
Şimdi verebileceğim tek cümlelik bir cevabım yok bu sebeple hikayeyi en baştan anlatmaya karar verdim.
Hazır mıyız?

 Annemin,ananemin hep dediğine göre çocukluğumdan beri okumak, yazmak istermişim. Bildiğiniz gibi 1,5 yaş büyük ablam var.O ilkokula başladığında ikimiz de kıyamet gibi ağladık o okula gitmeyeceğim diye ben beni okula gönderin diye. Okul müdürü hem  yaşım küçük olduğu için hem de fiziken de çıt kırıldım olduğum için beni okula kabul etmedi. Yukarıdaki fotoğraf ablamın okulun ilk gününde çekildi. Gözleri dolu dolu kameraya bakan Seray yani ablam, birilerinden bulunmuş siyah önlükle kandırılmış mutlu mesut ben.
O yıllardan hatırladığım o 1 yılın geçmek, gitmek bilmediği idi. Ablama zorla ödev yaptırılmaya çalışırken ben de bana kağıt, kalem verin diye ağlardım.
Neyse sonunda 1 yıl geçti ve ben okula başladım heyecanla. Okula birkaç hafta gittikten sonra sarılık geçirdim. Uzun bir süre raporlu kaldım. Sonra okula dönüp elmamı kızarttım sonra kızamık oldum, sonra su çiçeği geçirdim. Yani bütün hastalıklarımı çok gitmek istediğim 1. sınıfta geçirdim. Aksiliğe bakar mısınız?
Hemen okumayı söktükten sonra kitapların büyüsüne 2.sınıfta kapıldım sanırım. Ben biraz zor bir çocukluk geçirdim. Sorunların üstesinden gelemediğimde ağlardım (normal olarak) böyle bir gündü gene verilen bir söz tutulmamıştı ve ödev olarak verilen bir kitap vardı. Onu okurken hayatı, olayları, vaadleri unuttuğumu farkettim. Kitaptaki kahraman ben oluyordum. Çok büyüleyici gelmişti. O günden sonra önce sınıf kitaplığını sonra okul kitaplığını sonra da bulduğum her şeyi okumaya başladım. Şampuan arkası, tabela, plaka akla ne gelirse yani.
Ama en çıldırdığım dönem ortaokul zamanımdı. Elimde kitapla dolaşıyordum. Gece annem lambayı kapattığında yorganın içinde el feneri ile okurdum.
Liseye geçtiğimde bu işi normale çevirmeyi başardım. Ama bazı kitaplar hala o etkiyi bırakıyor. Mesela lisede çocuk ruh sağlığı yazılısında sıranın altından Safiye Sultan serisinin son kitabını okurken yakalandım :) Kitap öyle bir yerindeydi ki bırakamıyordum. Bir soru bir kitap halinde götürüyordum ki hoca yakaladı. Kulağımdan tuttu yakaladım seni dedi :) Romanı görünce şok oldu. Tüm sayfalarını kontrol etti kopya aradı tabi bulamadı. Deli misin diye sordu bana :) Bir de eğer yazılıdan düşük alırsan sözlü notun SIFIR dedi. Sınavdan 100 aldım ve kitabı da teneffüste bitirdim.

*Kitap okurken aradığım konforlar yoktur. Okumak istediğimde barda da, koltukta da, sınavda da okuyabilirim. Ses, ışık, kalabalık beni hiç etkilemez.

*Birçok kitabı bir arada okumaya sanırım liseye geçtiğim yıl başladım. Benim için kitabın kapağını açtığım zaman film başlıyor. Karakterler, olaylar her şey benim sahnemde hayata geçiyor. Kapağı kapattığımda ise dvd yi durdurmuş ya da dizinin bu bölümü bitmiş gibi oluyor benim için. Mesela şuanda Türkiye'de yarım kitaplarım var gelecek yaz o kitabı elime aldığımda kaldığım satırdan devam edeceğim o kitaplara. 1 sayfa önce 1 paragraf öncesinden değil. Kaldığım yerden okumaya başlayınca birkaç satır sonra o film dönmeye başlıyor kafamda. Bu her kitapta olmuyor çok nadir bazı kitaplar zorluyor beni. Bunu nasıl yapıyorum bilmiyorum. Çok okumanın faydasıdır belki.


 2006 yılından bir fotoğraf. O zaman sahip olduğum kitapların 4/3 ü diyebilirim. Bunların hepsini satın almadım tabi ki. Ne zaman birinden hediye isteme hakkım olsa bu kitap olur. Doğum günü, yılbaşı hediyelerim. Ya da kütüphanesini temizleyen komşulardan alınanlarla varolan kitaplığım.
Şimdilerde hepsi kolilenmiş benim BİR GÜN Türkiye'de ev sahibi olup tekrar raflara dönmeyi bekliyorlar.

*Altını çizerek okumayı sevdiğim için emanet kitap okumayı sevmiyorum. Şimdilik e-book'a da karşıyım. Yapamam, sevemem gibime geliyor.
 2010 yılından bir fotoğraf. Ben tatile geldiğimde ilk gün yaptığım şey kitaplarımı kolilerden çıkarıp onlara dokunmak, göz gezdirmek, yoklama almaktır.
Bu işlem günlerce sürüyor :)
 2010'da annemin ısrarları yüzünden 3 koli kitabım ile vedalaştım. Onları eleme sürecinden bir an.  Seren'in katkıları ile bitirdik bu işi :)

Bence kitap okumanın en önemli kuralı elinizin altında her daim kitap olmalıdır. Çantanızda, yanınızda, yörenizde. Mesela kol çantam ağır gelse içinden ilk çıkacak olan şey makyaj çantasıdır. Kitap ondan 2-3 kat ağır olsa bile elim gitmez. Sıra beklerken, reklamları izlerken yani bulduğum her arada okurum (okumak istiyorsa canım beni deli, asosyal olarak düşünmeyin de )

Mesela yukarıdaki fotoğraf 2010 yazından ananemin oturma odasından. Bir odaya girdiğinizde benim oturduğum koltuğu hemen anlarsınız yanında kitap kuleleri olan yer benim köşemdir :) Ananem dağınıklıkten nefret eden biri olduğu halde yazdan yaza bana katlanıyor.Bakın köşedeki masanın üzerine :)


İşte böyle yani hep içimde olan bir şeydi ve vakti zamanında altından kalkamadığım sorunlardan kaçış olarak kitaplara sığındım.
Yani gerçekten benim en yakın arkadaşım kitaplar oldu hep.
Ve bundan hiç pişmanlık duymadım. Çok okumam yüzünden benden korkanlar oldu, cevap veremeyenler, hayal dünyasında yaşıyorsun diyenler, hayat kitaplardaki gibi değildir diyenler vb gibi.

Ama ben kitap okumanın hayatımda yaptığım en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Kitapsız bir odada, bir evde nefes alamam ben. Okumasam da gözümün önünde dursun.

Ve son bir itiraf ile kapatıyorum bu yazıyı

Benden güzel olanı
Benden çok ayakkabısı olanı
Benden zayıf olanı
Benden çok makyaj malzememesi olanı
Benden zengin olanı

zerre kadar kıskanmam.

Ama şu dünyada en kıskandığım şey anne ve babalarından kütüphane devralan insanlardır. Ölesiye kıskanıyorum!!!Onlar yaşanmışlıkları olan kitaplardır. Annenin, babanın elinin değdiği kitaplardır. Ben o çocuklardan olamadım. Ama en büyük arzum sağlam bir kütüphane devredebilmek gelecekteki çocuklarıma.
İnşallah kıymet bilenlerden olurlar.



(benden çok kitabı olanı da kıskanmam)


İnşallah bütün sorularınızın cevapları bu yazıda vardır. Biraz gayretle, bahane üretmeden bir deneyin bakalım okuyabilecek misiniz?

43 yorum:

  1. Ne kadar güzel bir yazı olmuş; okuma aşkı gerçekten bambaşka birşey. Bazen sınıflarda öğrencilerime ders gereği soruyorum ne sıklıkla kitap okursunuz diye, hiç okumam, sevmiyorum diyorlar. Gerçekten şok oluyorum, okumak bir hobiden öte bir hayatta olmazsa olmazlardan biri bana göre, su içmek yemek yemek gibi ve eminim herkesin seveceği türde bir kitap mutlaka vardır. Vakit yaratmak ise zor olmamalı, dediğin gibi tv izlerken bir reklam arasında bile kitap okunabilir, yeterki okumak isteyelim;)

    YanıtlayınSil
  2. biliyormusun senin önceki yazılarından birinde bu sene okuduğun kitapları yazmıştın ya bende aldım kağıdı kalemi yazmaya başladım.çok keyifli bişey.kitap okumayı bende çok severim ve bu çocukluktan kazanılan bişey bende gece yatıp sabahlara kadar okuduğumu bilirim.çok başka bişey ve inanmıycaksın hikayemiz çok benziyor.okul muhabbeti ablamla aynı anda okumayı söküp kitaplara aşık olmuştum...

    ben de şu anda 3 kitap birden okuyorum.çantamnda başka ,baş ucunda başka ,sehpada başka :)))))


    tebrik ederim seni .çocukların çok şanslı olacak :))
    benim oğlum da okulun kitap kurdu seçildi eylül temmuz arası 100 kitabı geçti ortalama 60 sayfa 3. sınıfta ablası bende onunla gurur duyuyorum .şimdiden raflar doldu taşıyor...yaşasın kitap severler :)))

    YanıtlayınSil
  3. Ben de liseyi bitirinceye kadar senin gibiydim inan. Ama sonra bir koptum, kopuş o kopuş. Şimdi de okuyorum tabii ama eskisinden eser yok. Bu beni çok üzüyor. Ama yeniden başlayacağım. Bu yazı anahtarım olacak. Ne zaman boşlasam dönüp yine buraya, bu yazıyı okuyacağım. :)

    Benim de Balıkesir'de kocaman bir kitaplığım var. Aslında odam yatak haricinde kitaplarla kaplı. :)
    Kuşadası'nda da apartımda mini bir kitaplığım var ama çok fazla alamıyorum ya da getiremiyorum. Yazın boşaltmak zorundayım çünkü burayı. Taşınırken çok zor oluyor maalesef. :(

    YanıtlayınSil
  4. kitap okumak film izlemek gibi, beynimizde anında bir film başlıyor. benim de bütün ortamlar için ayrı ayrı kitaplarım var, bir kitabın bitmesini hiç istemediğimde başladım bu yola. uyumadan önce okumak en güzeli ama gözlerim hep o yorgan altında kör bir ışıkla kitap okumaktan bozuldu. bir doktor bana aynı senin gibi sorunlardan kaçış için kitap okuduğumu biraz ara vermemi söyledi. düşününce mantıklı geldi çünkü okurken kendimi unutuyorum başka bir boyuta geçiyorum ve sorunlarla bir türlü yüzleşemiyorum. şimdi dünyadan kopmadan okumaya gayret ediyorum. ve en büyük hayalim kocaman bir kütüphane, hani şu merdivenli olanlardan :)

    YanıtlayınSil
  5. ah süper olmuş,kesinlikle bende bir kütüphane devralmak isterdim,

    YanıtlayınSil
  6. okumak dunyanin en bireysel eglencesi bence. kitapsiz bir hayat dusunemem. ne sansliyim ki "kitap okumayi sever misin" diye sordugumda "sevmek degil, ben kitaplarla yasayabilirim" diye cevap veren biriyle evlendim. ikimiz kitaplarimizla ortak guzel bir kutuphane kurduk evimizde duvardan duvara, oglumuz degerini bilir umarim ilerde. ben de hollandaya yerlesince bi sure kitaplarimdan ayri kaldim ama sonra yanima getirttikm koli koli. darisi basina:)

    sevgiler.

    YanıtlayınSil
  7. Kütüphane devretme fikri çok hoş..ben de ikizlerim için böyle bir hoşluk yapmak isterim ama şu anlarına bakılırsa (kitapları sadece yırtmak, karalamak, yemek ve kitap resimli ise arı resmi bulmak için kullanıyorlar) pek değer bilinmeyecek gibi geliyor bana :))

    YanıtlayınSil
  8. Mükemmel! şimdi o yere serdiğiniz kitapların yanında sze yardım etmek isterdim.:)

    YanıtlayınSil
  9. Kitaplığının fotoğrafı mükemmmel bayıldım umarım hayallerin gerçekleşirrr

    YanıtlayınSil
  10. Kitaplığının düzenine bayıldım. Ben bir türlü sığdıramıyorum kitaplarımı. Kitaplarım konusunda çok hassasımdır. Kimseye, en yakın arkadaşıma bile kolay kolay vermem, kimseden de almam. Benim olsun isterim. Olur da vermiş bulunursam ve kapağı kırılmış, sayfası bükülmüş gelirse boşanma nedenidir benim için. Arkamdan altı üstü kitap, ne cimrisin deseler de umrumda değil..

    YanıtlayınSil
  11. Serrose, hani demişsin ya kitap olmayan yerde nefes alamam diye , ben de öyleyim. Senin kadar çok okuduğumu söyelyemem ama nereye gidersem gideyim yanımda olmalılar

    YanıtlayınSil
  12. serrose suana kadarki okudugum en güzel yazındı.okadar içten ve gzel bir dille anlatmışsınki... Sen insanları kitaba teşvik ediyorsun ve gerçekten harika bir alışkanlığın var.Fikirlerin, düşüncen herşeyle hayran kaldım.Sana ilk fırsatta bende bir kitap yollamak istiyorum türkiye'ye döndüğünde:)

    YanıtlayınSil
  13. yazıyı okumaya başladım, ilk olarak çocukluk günlerime gittim kitap okumaktan nefret ederdim hele ödev olarak verilen o kitaplar okumamak için ağlardım, sonra şu an başucumda duran kitaplara baktım; bir ingilizce kitap, bir okumakta zorlanılan yarım kitap, bir de içine düştüğüm çatır çatır okuduğum kitap. Ben de aynı anda birden fazla kitap okuyorum hepsinin yeri ayrı ve ben de bir gün kocaman bir kütüphanem olsun istiyorum, yazıyı çok sevdim, çok beğendim, bir çırpıda okudum çok teşekkürler ve kitaplarla dolu günler :)

    YanıtlayınSil
  14. bayıldım ben sanaa özellikle bu postunlaa !! kahveye gel bana kahveyee ! :)))

    YanıtlayınSil
  15. O kadar iyi geldi ki bu cevap!
    Okuma hevesim yeniden körüklendi, çook teşekkür ederim.
    Kitapları ne kadar sevsem de, üşengeçliğimden ya da son okuduğum bir kitabın verdiği kötü histen belki de elim gitmez kitaplara.. ama mutlaka bir bahanem vardır. Hevessiz olurum çoğu zaman. Ama ne zaman iyi bir kitap okusam hevesim yeniden canlanır. Sonra tekrar körelirim. Bu böyle sürer gider. Yazını okuyunca tekrar hevesim geri geldi, çocukluk anılarım canlandı benim de. İlkokulda okuduğum kitapların, romanların, hikayelerin tadı damağımda. Babamın resimledği kitapları okumamın zevki bir başkaydı. Her sabah 7'de uyanır, babamın kitaplığına gider, kule şeklinde duran Ayşegül serisinden bir kitabı sabahları okurdum. Tüm serileri bitirmiştim :)
    Sonra romanlara geçtim tabii Şeker Portakalı'nı, Sefiller'i.. hiç unutur muyum, Küçük Prens'i ?
    ne olduysa büyüdükçe oldu galiba, kitapların yerini başka şeyler aldı, ama artık buna izin vermek istemiyorum. Umarım büyük bir hevesle kitap okumaya devam ederim de seninle paylaşırım.
    Çok teşekkürler ^_^

    YanıtlayınSil
  16. Bende cok okuyanlardanim okurum, okurum ama benim en buyuk sorunum Turkiye'ye nasil goturucegim bu nedenle simdi kindle da okuyorum guzel pek sorun yok ama kitaplara teker teker dokunup, sevemiyorum :)

    Asil benim icin ilginc durum ben Amerika'da Turkce, Turkiye'de ingilizce kitap okuyamiyorum. Kafam karisiyor 5 kere falan tekrar tekrar okuyorum sanirim senin oyle bir sorunun yok :)

    YanıtlayınSil
  17. Aileden kütüphane devralma kısmı bana da uydu. Çok güzel bir fikir gerçekten. Benim okuma sevdam da bir kaçış olarak başladı. Ben kitap okurken dünya ve sorunlar duruyordu.

    YanıtlayınSil
  18. süper süper süpersin!!
    yeryüzünde sınavda kitap okuyan başka biri olacağını düşünemiyorum :)
    ve üzgünüm kıskandığın azınlıktayım
    babamın tek mirası kitapları...:)

    pelinpb

    iyi haftalar

    YanıtlayınSil
  19. okuyunca yok artık dedim:) okumayı söktüğüm günden itibaren sınıf kütüphanesinden kitap almaya başladım. her akşam ödevler bitince ben köşeme çekilir okurdum. O kadar kaptırırdım ki kendimi bana seslendiklerinde duymazdım. Ortaokul dönemi benim de azdığım dönem oldu. annem uyumamı istediğinden yasaklamıştı. ben de senin gibi gece gizli gizli okurdum. yakalandıp azarlandığım çoktur. :)) şu an 3 farklı kitap okuyorum:) yatmadan önce kitabım, yol kitabım vs.. kitapsız 5 dakikalık yola çıkamam. evin içinde bile ayrılamam. her odada kitap vardır:) ne güzel yaa okuyan insanlarla bu delilikleri paylaşmak:)

    YanıtlayınSil
  20. yazı çok güzel... kitap benim içinde bir servet. Hediye olarak kitap geldiğinde çook seviniyorum.

    YanıtlayınSil
  21. Gozlerim dolarak okudum yine. Benim kitap sevdam sizin kadar kucukken baslamadi ama sonrasinda butun hayatimi kapladi. Bir arkadasimin evine gittigimde ilk once kitapligina kutuphanesine bakarinm. Kitaplar yoksa o insanlaanlasamayacagim gibime geliyor.. n buyuk hayalim benimde kocamamn bir kutuphanem olmasi, o kitaplarda kendimi bulmam,yasanmisliklarin olmasi. Neyse :-)

    YanıtlayınSil
  22. babam kitap delisiydi,şimdi annemin evinde kocaman bir kütüphane var,bize bekleriz

    YanıtlayınSil
  23. Uzun süredir sizi takip ediyorum. Japonyayı tanıtımınız, ananeniz, kitapları sevmeniz ilgimi çekiyor.
    Bende kitapları seviyorum ama kitap okumayı yasaklayan bir ailede büyüdüm. "Kitap okuyacağına dersini çalış" dendi bana. Ben daha çok çalışmaya başladıktan sonra sıkça okudum. Bir ara açığımı kapatmak için çok sık okudum. Kitap sever bir kişiyle evlendim ve onun kitaplarınıda su gibi okudum. Kızımda çok okuyanlardan. Oğlumsa bilgisayarda okuyanlardan. Onlara güzel bir kütüphane bırakabiliriz. Evdeki kitaplarımız hala çoğalmakta.
    Yazını öğrencilerime göstermek isterim çok güzel. Bloğumda yayınlayabilirmiyim isim vererek? Derse başlamadan önce 15 dakika kitap okutuyorum. Çok güzel okuyanlar olduğu gibi okumak istemeyenlerde var. Onlara teşvik olur.
    Bu arada yeni yılınız, yeni eviniz hayırlı, uğurlu olsun. Japon balığına selamlar.

    YanıtlayınSil
  24. Çok güzel anlatmışsın, ben de öyle küçücükten beri meraklıyım okumaya. Haftasonu eve kapanıp okumama bazı arkadaşlarım şaşıyorlar, ama bana göre en zevkli macera bu.
    Bir de, benden sonra kitaplarım ne olacak diye meraklanıp üzülüyorum ben, sahaflarda elden ele satılıp dağılıp gidecekler mi, kıymetini bilmeyen birine kalırlarsa.

    YanıtlayınSil
  25. E-book okuyamıyorum keyif vermiyo kitabın mürekkebin kokusunu duymadan olmuyo denedim olmuyo olmuyo :))

    YanıtlayınSil
  26. Ne kadar guzel tarif etmissin kitap sevgini. Benim de hislerim benzer...

    YanıtlayınSil
  27. çok güzel bir yazı ve cok güzel bir yasam sekli bu. seni tebrik ederim. kıskandım bak bu huyunu bende hep bahane üretenlerdenim bu konuda yok basım döndü, yok tarzım olan kitabı bulamıyorum vs vs. ama senden etkilenerek beyoğlu rapsodisini okumaya karar vedim en kısa zamanda okuyacagım

    YanıtlayınSil
  28. ben de evlenirken çeyiz olarak en fazla kitap götürücem sanırım :) annem istediğin her şeyi alabilirsin diyor.
    e-book ve ödünç kitap olayına ben de katılıyorum. kitaba dokunmalıyım hissetmeliyim ve benim olan benimdir! bu yüzden kimseden kitap almam ve kitaplarımı kimseyle paylaşmam. çünkü alıp geri getireceklerini bilsem bile kirli ve kırışmış olarak dönüyorlar :s

    YanıtlayınSil
  29. okan bayülgene olan hayranlığından dolayı haberdar etmek istedim seniii
    show tv de saba tümerle bugüne okan bayülgen konukm olucak ve yaklaşı yarım saat var 3 ocak yani bu gün .

    YanıtlayınSil
  30. sergül ben seni işte bunun için seviyorum..ben de hep okudum hatta ben ilkokula gittiğimde okumayı biliyordum :)hala da okuyorum ve kendime uygun iş olarak akademisyenliği seçtim, kitap, kütüphane..
    kitap okumayanları anlamam, arkadaşlık edemem. her yerde okurum, tuvalette, arabada, metroda..birgün kendi kitaplarımı yazmayı planlıyorum, gerçi öncelikle akademik birşeyler olacak bunlar sonra hayatla ilgili olur gibime geliyor..
    ödünç kitap alamam ve veremem de kitaplarımı, dayanamıyorum, birkaç kitabım kayboldu hala kafam onlarda :( bu arada ben kendime kindle ısmarladım, gerçi kitap okumak için değil, internetten indirdiğim makaleleri okumak için. bakalım nasıl olacak, çünkü makale çıktısı almak zor geliyor. ayrıca kitap kokusunu da çok seviyorum onu da eklemek istedim.
    sevgiler, iyi okumalar, bol kitaplar :)

    YanıtlayınSil
  31. HARİKA BİR POST İDİ, ÇOK KEYİFLE OKUDUM VE KENDİMDEN ÇOK ÖĞELER BULDUM..
    KİTAP SEVMEK BÖYLEDİR İŞTE..
    KİTAPSIZ KALMAMAK DİLEĞİMLE..SEVGİLER..

    YanıtlayınSil
  32. öyle güzel yazmışsın ki...
    kitap başka bir dünya..ve 2şey dikkatimi çekti ortak yönümüz..bende emanet kitabı sevmiyorum.bu yüzden bende var alma o kitabı diyen arkadaşlarımı nazikçe reddediyorum..ve e-book a bende karşıyım.sayfalarını çeviremediğim,hissedemediğim kitap bana tat vermiyor açıkcası..
    bende gelecekte güzel bir kütüphaneyi devredebilmeyi umuyorum çocuklarıma..sevgilerle..
    maviumut88.blogspot.com

    YanıtlayınSil
  33. hayat kitaplardaki gibi değil diyen TV bağımlılarına sesleniyorum. Hayat aynen dizilerdeki gibi! valla bak

    YanıtlayınSil
  34. Bu yazının bende bıraktığı etki, hemen kitaplara geri dönmeliyim oldu, iş güç derken çok uzaklaştım sevgili kitaplarımdan, okul yıllarım benim de derslerde bile kitap okumakla geçti, her hafta en az 1 kitap bitirirdim, onlarla yaşardım,

    teşekkür ederim yazınız için hemen yeni çıkanlardan bir kitap almak ve okumaya başlamak istiyorum, umuyorum bundan sonra hep benimle olur kitaplarım...

    YanıtlayınSil
  35. Az önce size sorduğum sorunun cevabını tesadüfen burada buldum :) Gayet güzel bir şekilde açıklamışsınız. Bende kitap okumayı çok seviyorum. Ancak uzun zaman art arda kitap okuyunca, bir süre sonra insanın okuma isteği kalmıyor. Sanırım siz birkaç kitabı okuyan biri olaraktan böyle bir durumla karşılaşmıyorsunuzdur? :)

    Kitaplığa sahip olmayı bende çok istiyorum ama buna izin yok :/ Bazı kitaplarımı vermek üzere poşete koydum ama hala aklım onlarda :) Siz kitapları satıyor musunuz yoksa çevrenizdekilere mi veriyorsunuz?

    YanıtlayınSil
  36. Serrose, seni bir süredir takip ediyorum ancak kendini açtığın bu tarz postlarını uzun uzadıya okuma fırsatını henüz buluyorum. o kadar etkilendim ki bazı satırlarda 'ruh eşi' olduğumuzu düşündüm. şu an hakikaten çok duygulandım ne yazacağımı bilemez oldum. hep böyle temiz ve sıcacık kal olur mu

    YanıtlayınSil
  37. Okuma aşkı hakikaten bambaşka.Yaşamayan,bunu bilemez.Her daim yanınızda en sevdiğiniz arkadaşınızın,dostunuzun olması gibidir.Kendinizi asla yalnız hissetmessiniz..
    Harika bir yazı olmuş canım..
    Sevgiler :)

    YanıtlayınSil
  38. Blogunu takip etmeye başlayalı çok olmadı ama birden bu 7-8 ay öncesinin postuyla karşılaştım ve iyi ki de karşılaşmışım :)
    Bir aşk bu kadar mı güzel ifade edilir. Bu yazıyı okuyunca kitap aşkım kabardı yine birden. Gidip saatlerce okumak, kitaplığımı düzenlemek, yeni kitaplar almak geldi içimden :))
    Şimdiye kadar keyifle okuduğum en güzel postlardan biriydi.
    Böyle büyük bir tutkuyla emin ol hayalini gerçekleştirip büyüükk bir kütüphane bırakırsın çocuklarına :)

    YanıtlayınSil
  39. Seni kiskandirmak isterim o zaman. Bana sevgili buyukbabamdan tam 3 kutuphane dolusu kitap miras kaldi. Hayat dergileri haric.

    YanıtlayınSil
  40. aaa çok hoşuma gitti.ben de tıpkı senin gibiyim.ama elimde kitaplığımda kitap tutmayı sevmiyoum nedense.ya halihazırda okuduğum, ya da okumak için alıp beklettiğim kitaplar oluyor kitaplığımda.ilkokulda hiçbirşey bulamadığımda sözlük,ansiklopedi okumaktan deli gibi zevk alırdım.hala da öyle.başkasının dvd,oyun,ayakkabı,çanta aşkı neyse bizdeki okuma aşkı da o galiba.seviyoruz napalım yani?

    YanıtlayınSil
  41. İlkokul öncesi ve 1. sınıf bu kadar benzer ancak. Benim de 2 tane 1.sınıf karnem var. Biri sahte :D Ama kitap okuma alışkalığı çok geç oluşmuş insanlardanım. O aileden kütüphane miras kalacak kişi ben değilim. Deli gibi okuyan ablama kalacak bizim kütüphane. Bana da belki bir kaç tane koklatır.:D

    YanıtlayınSil
  42. Bu yazıyı sık kullanılanlara ekledim. çünkü böyle yazılar bana şevk veriyor. bende lise yıllarımda daha çok okuyan biriydim. yeniden gayretimi toparlayacağım. teşvik ettiğin ve güzel örnekliğin için teşekkür ederim Sergül..

    YanıtlayınSil

Vakit ayırıp fikrinizi belirttiğiniz için teşekkürler
Hakaret veya konu ile alakasız olmadığı sürece bütün yorumlar yayınlanır

Sevgilerimle
Sergül