8 Ocak 2023 Pazar

Beni Nasıl Mutlu Ettiniz Anlatamam


   Bir önceki yazıyı yazarken biraz umutsuzdum açıkçası. Beklediğimin üzerinde yorum geldi. O günden bugüne hala hiçbir yerde paylaşmadım üstelik. O yüzden benim için daha da kıymetli yorumlarınız. Beni çok mutlu ettiniz dilerim yarattığınız bu enerji size katlanarak dönsün.

Blog rutinim ne kadar kıymetliymiş benim için son zamanlarda daha iyi anlıyorum ve özlüyorum. Her sabah uyanır uyanmaz bu ekranı açar ve başlardım yazmaya. Gezdiğimiz, gördüğümüz bir yer varsa orayı anlatırdım. Okuduğum, izlediğim bir şey varsa onu not düşerdim buraya. Ya da içimde dolup taşan bir duygum, düşüncem varsa o da burada olurdu.

Okumayı, kendimi kitaplarıma kaptırmayı çok özlüyorum. Evet insanı oyalayacak, caydıracak çok şey var ama benim öfkem aslında kendime. Onlar karşısında iradesiz oluşuma. Beynimin artık pelte kıvamına geldiğini düşünüyorum. Ben böyle değildim yaaa diye isyanlarım da daha sık çıkar oldu meydana. Bu anlamda bloğa dönmek bile benim için büyük bir adım. 

2023'e girdik henüz bir adım atabilmiş değilim ama sebebim var. Japonya'da yıl başı tatili uzun. Yoshi dört gün evdeydi. Adamlar evde olunca düzen falan kalmıyor. Ona uyum sağlamak zorunda kalıyorum. Sonrasında Nefes de evde okullar 'kış tatilinde' 18 Günlük tatil diyeyim siz anlayın. 

Nefes'e zor bir çocuk demem haksızlık olur ama yorucu tabii. Onun sürekli isteklerine cevap vermek. Özellikle canı sıkıldığında tepemden inmemesi falan beni günden güne sabırsız bir anneye dönüştürüyor. Allah'tan aramızdaki sevgi bağı sarsılmaz da Nefes hiç etkilenmiyor. Ben mi? Ben içten içe kendimi yemekle meşgulum demeseydim öyle keşke diye. Neyse azıcık daha dişimi sıkınca okullar açılacak. Sağ salim, sağlıkla gitsin gelsin. Ben de dinleneyim biraz :) 

Sonra kafada alınan 2023 kurallarına başlarım inşallah! Birini söylemem gerekirse bol blog yazmak. Gizli gizli burada buluşmaya devam ederiz değil mi?

Yine sizden ricam yorumlarınızla yalnız bırakmayın beni .

Görüşmek üzere


3 Aralık 2022 Cumartesi

Çok Özledim

  
 Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. Çok özledim. Her sabah uyanır uyanmaz, bu ekranı açıp anlatacak bir şeyimin olmasını çok özledim. 

Araya başka başka sosyal medya mecralarını alınca, burası önce yavaş yavaş sonrasında bir anda çıktı hayatımdan.

Hızlı tüketime feda ettim blogumu. Oysa her duygumda ilk koştuğum sığınağımdı.

Hangi duygunun içerisinden geçiyorsam, buraya aktarır rahatlardım.
Neden böyle oldu?

Instagram başlarda çok zevkli bir yerdi. Fotoğrafların altına mini yazılar yazdığımız bir yerdi.
Bugün geldiği yer canımı sıkıyor. Bu çarkın içinde bir dişli de benim. Bunu da biliyorum.
Aslında zaman zaman çıkıyorum çarkın içinden.
Kimi zaman gören, duyan oluyor da çoğu zaman fark edilmiyor bile.

Sistemin parçası olmak zorunda bırakılmak beni çok geriyor. Daha daha daha fazlasını istiyor sistem.
Daha özelini aç
Daha çok bedenini göster
Daha çok olay çıkar
Daha komik ol
Daha zavallı ol
Daha güzel ol
Daha zayıf ol
Daha kilolu ol

Dikkat çekmek istiyorsan bir 'daha'n olmalı. Eğer ortalama isen tutunamıyorsun çarkta. Kimsenin normale tahammülü kalmamış gibi.

İniş çıkışa da müsade yok.

Ya çok mükemmel olacaksın 'popüler' olabilmek için ya çok perişan.

Ya sana bakıp özenecekler ya da sana bakıp ohhh şükür halime diyecekler.

Hasta yatağından bile link verenlerden
Gözünü para hırsı bürümüşlerden
Dini ayak altına alanlardan 
Zayıfladıkları için teşhirciye dönüşenlerden
Sahte insanlardan
Sahte evliliklerden
SIKILDIM

Bu çarkın bir dişlisi olsam da 
onlar gibi görmüyorum kendimi.

Sahte ilişkilerim yok
Eş, dost ortamında elime telefonumu almam
Takipçiler istiyor diye şekil almam
Dikkat çekecek, takipçi gelecek diye yalan dolan JAPONYA haberleri yapmam.

Günün sonunda hala kafamı yastığa rahat koyuyorum.
2008 yılından beri var olduğum bu mecrada
kendimle gurur duyuyorum.

Siz seversiniz, sevmezsiniz bir şey diyemem
Ama bunca yıldır bir sürü hayata dokunduğumu bilmenin haklı gururu var içimde.

Benim yaptığımı yapıp, beni yok sayanlara inat
varım işte.

Hiçbir zaman milyon takipçili olamayacağım belki de
ama dünyanın herhangi bir yerinde çalacak kapım olduğunu biliyorum.

Adımın geçtiği sohbetlerde genelde iyi anıldığımı bilmek de yetiyor bana.
Reklamın iyisi & kötüsü olmaz uymaz bana.

Bloğum, YouTube kanallarım, instagram hesaplarım ben istediğim için burada olmaya devam edecekler.

Devre göre şekil alamadığım için gelecek ne getirecek bilmiyorum.

Çok sıkıldığım için bu ekranının başına geçtim.
yazdıkça yazasım geliyor aslında ama yazıp yazıp siliyorum.
kimsenin uzun yazılar okumaya tahammülü olmadığı gibi, okuduğunu anlama problemi yaşayanlar da çoğunlukta.

Şimdi yazdıklarımdan hiç olmayacak bir anlam çıkaracaklar :) 
HOBAAA 

Neyse ne der Dort Anlaşma

VARSAYIMDA BULUNMA!

Ben yapabileceğimin en iyisini yapıp, çekiliyorum köşeme 

Hiçbir yerde bu yazımın linkini paylaşmayacağım.
Eskisi gibi yorum bildirimi de gelmiyor.
Sizden ricam şu
Eğer bu yazımı okuduysanız bana herhangi bir yerden yazar mısınız?
sayıca az olacağınızı düşünüyorum.
Sesinizi duymak, orada olduğunuzu bilmek bana çok iyi gelecek 

Heyecanla bekliyorum!
En kısa zamanda görüşmek üzere

Sergül ya da Serrose