28 Ekim 2016 Cuma

Yardımcı Olmak Nedir?




  Dün çok ama çok kibar bir mail aldım, bir üniversite öğrencisinden. Kendisi üniversite 4. sınıf öğrencisi, Türkiye'deki eğitimi yeterli bulmadığı, hatta beğenmediği için yüksek lisansını Japonya'da devam ettirmek istiyormuş.
Bunun için gitmeyi düşündüğü okulların listesini yollamış bana, bu okullara ulaşıp, şartları araştırmamı istemiş. Bir de burs imkanlarını da araştırabilirsem mutlu olurmuş.
Bütün bunları o kadar güzel bir türkçe ile yazmış ki, okuyan birçok kişi de bunda ne yanlış var hissi uyandırdı.
8 yıldır blog hayatımda benden bir şeyler istenmesine çok alıştım artık. Bunlara örnek
Japonya'ya gelmek istiyorum nasıl gelirim
Japon eş nasıl bulurum
Japonya'da iş nasıl bulurum
Japonya'da nasıl okula giderim.

Bana göre bunlara cevap vermek 'yardım etmek' değil. Başkasının 'yerine' o işi yapmak. Bu yüzden bu tarz hiçbir yorum ya da maile cevap vermiyorum.
Çok üzgünüm ama bu kibar beye de cevap vermeyeceğim.

4. sınıf bir üniversite öğrencisi, gitmeyi istediği okul ile kendi bağlantısını kuramıyorsa, zaten o ülkede yaşabilmesi mümkün değil bence.
Bu tarz şeyleri paylaşınca kimseye yardımcı olmadığım düşünülüyor, keşke yardımcı olduğum kişiler de yazsa, anlatsa onlar için neler yaptıklarımı :)

Mesela bu bey okullarla iletişim kurmamı, burs imkanlarını araştırmamı istemek yerine şöyle deseydi.
Merhaba ben üni 4. öğrencisiyim, gelecek dönem Japonya'da okumayı istiyorum. Şu, şu üniversitelerle yazışmaya başladım. Ancak şöyle bir iletişim sorunu yaşadık, bu konu hakkında yrdımcı olabilir misiniz deseydi seve seve olurdum.
Çünkü benim kitabımda bu yardımdır.

Anlatabildim mi acaba?

Bir örnek daha vardı unutamadığım.

 Japonca bölümünden mezun olmuş öğrenci benden ona iş bulmamı istemişti. 4 sene öğrenimini gördüğü dilin anavatanında kendisine iş bulamıyorsa, zaten burada yaşabilmesi mümkün değil.
Japonlar iş ve yaşam konusunda aşırı tutucular. Burada halamın kızı, dayımın oğlu kafası yok. Herkes kendi bulur işini, gücünü.
4 sene okuduğu için benden daha iyi okuma ve yazması olduğunu düşündüğüm kişi benden yardım isteyince şaşırdım tabii ki. Bakınız benden istediği şey 'spesifik bir yardım değil' onun yerine iş arayıp bulmamdı. Tabii ki cevap yazmadım.
Bir ay sonra ablasından mail aldım, eskiden kardeşi ile beni severek takip ettiklerini ama 'yardımcı' olmadığım için takibi bıraktıklarını söylediler.  Şaşırdım sadece... o kadar...

Siz ne düşünüyorsunuz, gerçekten merak ediyorum.

Yardımcı olmak, yardım etmek sizin kitabınızda nedir?

Benim kitabımda yardım...
kişi denemiş, araştırmış, bir noktaya kadar getirmiş ama devam ettiremiyor, yetemiyor o noktada yapabileceğim her şeyi yaparım.
Kişinin 'yerine' yapmak bence yardımcı olmak değildir.



30 yorum:

  1. Sevgili Sergül,yardımcı olmayı senin kadar iyi tarif eden birine daha önce rastlamadım emin ol, iyi ki sen ve düşüncelerin var. Ümit ediyorum ki bu insanlar senden birşeyler öğreniyorlardir. sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
  2. Valla çok güzel yoeumlamissin zaten eyer bu seviyeye kadar gelmiş bir insan kendi işini halledemiyorsa zaten hangi ülkede olursa olsun tutunamaz.ha sana şöyle bir mail atsaydı olabilirdi bence okulun mail adresi yada telefonuna ulaşamıyorum acaba bulma konusunda bana yardım edermişin olabilirdi .ama sırf orda yaşıyorsun diye Bu şekilde yaklaşması yanlış.. Bence başarı hiç bilmediğin bir ülkede kendi imkanlarınla ayakta kalmaktir ki bunun örneği cok arkadaşım var hatta enisten su an çinde calisiyor. çabalıyor bir yandan dil ogrenip bir yanda ayakta kalmaya ugrasiyor . İnsan önce cabalayacak bir noktaya kadar getirecek baktın tıkandın ve başka çıkış yolu yok o zaman yardım isteyeceksin yardım etmek ancak böyle olur öyle araştırıp yazıp başkasına pas atmakla olmaz.. buna armut piş azıma düş derler .İşin özü önce emek vericen bir noktaya kadar tek başına kendi imkanlarınla ilerliyecen cabaliyacaksin baktın eksik yada tıkandığın bir yer var nezaket kuralları içinde yardım tabi istenir .

    YanıtlaSil
  3. Selam Sergül Sultan ;)
    Milletin istediği yardım değil hizmet! Hedefte armut piş ağzıma düş varsa yardım olmaz.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Çok garip bir durum gerçekten. 4. sınıfa gelmiş bir kişi yüksek lisans için farklı bir ülkeye gitmek istiyor ve sözde " yardım " adı altında işini başkasına yaptırmaya çalışıyor. Japonca'yı geçtim yeterli düzeyde İngilizce'ye sahipse bunlarla ilgili birçok bilgiye kendisi ulaşabilir. Haydi yardım istiyor sizin bu konuda bilginiz var mı diyebilir ama okulların listesini yollayıp bunlarla görüşüp burs şartlarını öğrenir misiniz demek çok farklı. Yüksek lisans yapmayı düşünen ve bu sorumluluğa sahip kişi böyle bir şeyi annesinden babasından dahi istemez. Çok haklısınız.

    YanıtlaSil
  5. Yazının son noktasına kadar hak veriyorum Sergül Abla. İnsanların hazıra konmaya alışmışlar. Nasıl alıştılar, hep böyle mi yaşadılar bilemem ama insan birinden yardım istemeden birkaç defa düşünüp tartmalı; acaba üşendiğinden mi yoksa gerçekten çaresiz kaldığından dolayı mı yardım istiyor? Üniversiteden mezun olmuş birisinin araştırma yaparak aradığını bulabilme yeteneğine sahip olması lazım bence, çünkü son sınıfta tez çalışmaları var ama o dönemde bile araştırma yapmayı öğrenemediyse diyecek bir sözüm kalmıyor. Artık insanların hazırcılığı daha da gözüme batar oldu, biraz çabalasalar aradıklarını bulacaklar ama kesinlikle gram çaba göremiyorum kimsede resmen.
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  6. Okul araştırmak, burs araştırmak öyle kolay bir iş değil ki. Biz kendimiz için araştırırken nasıl zorlandık. Başkasından bunu asla isteyemem açıkçası. Büyük sorumluluk. Sizin tavrınız değil karşınızdaki kişinin yaptığı düşüncesizlik bence. Hayır, diyelim ki araştırıp yönlendirdiniz ve okula başladı. Memnun kalmazsa, "sen sebep oldun" derse ne olacak? Dediğiniz gibi özel, mecbur kalınmış bir yardım isteği olsa ne ala? Herkesin vakti değerli. Böyle araştır, soruşturlu istekler konusundaki tavrınıza katılıyorum Sergül.

    YanıtlaSil
  7. Ben de uzun zamandır blog dünyasındayım ve benzeri soruları Hollanda için alıyorum. Her Mail'e hala cevap vermeye çalışıyorum ama bazılarına gerçekten çok sinirleniyorum. Google'a yazsa cevabını bulacağı şeyler soruyor insanlar, yardım kavramı konusunda kesinlikle hemfikiriz o yüzden. Okullarla iletişime geçin ne demek? Bu okullar İngilizce bilmiyor mu, her şeyden önemlisi bu Sergül'ün başka işi yok mu? Bunu isterken çekinirdim ben. Herkesin kendi hayatı, yoğunluğu var, önce elinden geleni yapmalı kişi. Baz bazı sorular geliyor bana "Hollanda'ya gelcem, pişman olur muyum?" veya hiçbir yazımı araştırmadan tam yazdıklarımı baştan soranlar onlarca, açın okuyun yazdım diyorum ben de. İşin özü insan cidden kendi hayat telaşı içinde o armut piş ağzıma düş'leri görümce sinirleniyor. Yoksa yardım etmek canımıza minnet, senin yerine araştırıp sana bilgi vermek değil.

    YanıtlaSil
  8. sayın kato;

    derinlikli yorumlar konusunda tavrınız ne çok da bilmiyorum...
    bu yoruma tepkinizi de bilemiyorum dolayısıyla...

    buradaki yorumların büyük bir çoğunluğu da yüzeysel çünkü...
    bu sizin çözebileceğiniz bir şey de değil...
    ülkelerin uzun vadeli politikalarıyla belki çözebilecekleri bir konu...

    ben de sizi fırsat buldukça takip ediyorum...
    benden çok genç olmanız sizden bir şeyler öğrenmeme engel değil...
    samimi bir diliniz var...

    yine bizim kültürümüzde samimiyetle diğer kavramlar arasındaki perde çok geçirgen...
    oysa böyle olmamalı...

    siz samimi cümlelerle acılarınızı sevinçlerinizizi paylaşıyorsunuz...
    ömrü yarım asırdır kelimelerin arasında geçen biri olarak söylemeliyim ki ;
    bu tavır çok manidar...çok saygı duyulası...

    elbette zaman zaman fazla şeffaf olmanın da sıkıntılarını yaşıyorsunuz...
    çünkü şeffaflık da büyük bir birikimle desteklenirse öğretici olabilir...
    aksi durumda zaman zaman karşılıklı kahve sohbetine dönme ihtimali var...

    örneğin yakın geçmişte çok büyük bir acı yaşadınız...
    büyük içtenlikle paylaştınız...
    yüzlerce yorum geldi...
    bu yorumların onda dokuzundan fazlası yeni bir şey söylemedi, söyleyemedi...
    çünkü toplumdaki birikim de bu kadar...
    her şeyi yazgıya bağlayan bir kolaycılığa teslim oluyor insanlar...

    oysa hayat bir mücadele....
    bu mücadelede kendini iyi hissedenler elbette maneviyata yaslanmalı...
    ama emek harcayarak yapmalı bunu..
    dünyayı yalnızca akıl olarak görenlere de saygı duuymalı...

    anlattığınız örnekte de böylesi bir kolaycılık sığlık ve işim görülsün tavrı var...
    bu çok karşılaştığımız bir tavır artık...
    ama bu tavrın arkasında belki de biraz da olsa sizin de farkında olmadan yönlendirmeleriniz ve geçirgen diliniz fazlasıyla vardır...
    yanlışlarınız vardır...

    içtenlik tamam...
    samimiyet tamam...
    şeffaflık tamam...
    ama araya zihin karışıklığı da girmemeli...

    herkesi kendinle bir tutmayan dil de sabitlenebilmeli...
    çünkü maalesef malzeme bu değerli kato...

    umarım beni yanlış anlamazsınız...
    çünkü sizi kırmak üzmek hiç aklımdan geçmez...
    yeni yazılarınızı da her daim okumak dileğiyle...

    iyilikler güzellikler görünüz...

    selamlar...

    murat örem / ankara....

    YanıtlaSil
  9. Öyle güzel anlatmışsın ki sevgili Sergül. Adeta hislerimin tercümanı olmuşşsun. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  10. Bizim ülkemizin insanı maalesef böyle. Bunun kendine güvenmemekten kaynaklandığını düşünüyorum. Biraz tembellik de var tabi. Kendisine güvenemeyip başkasında yardım bekliyor. İsterse 3 üniversite bitirsin. Durum bu. Birey olmayı başaramamak. Ve başkalarının yardımı sayesinde bir yerlere gelmek. Bu ailede başlıyor. Senin yanlarından ayrılıp bir birey olmana izin vermeyen aile çok var. Aileler değişmediği sürece bu huy değişmez bizim ülkede.

    YanıtlaSil
  11. Merhaba,
    Çok haklısınız valla o yardım değil sen benim için işi gör demek. Bana da çok olur, ünversitede. Birşeyleri araştırıp öğrendiğim için şu nasılmış ya bi baksana derler yada sınav tarihlerini sorarlar ama bu bir iki kere değildir sürekli yaparlar benim içinde artık yardımlıktan çıkıyor. İnsanları enayi yerine koymayı çok seviyorlar, sağolsunlar.

    YanıtlaSil
  12. belki elinden geleni yapamadıgı noktada sizden yardım isteme gereği duyup yazmıstır bunun öncesini belirtmek istememiş ya da belirtmeye gerek duymamıstırr:) bir de bu şekilde düşünmek lazım.. tabi ki eminim cok kişi vardır böyle sorular sorup yardım isteyen ama uzun uzadıya bir ricasını anlatması hoş bir şey size değer vererek yazmıs ricasını ben kırmazdım bir şekilde elinden tutmaya calısırdım:)

    YanıtlaSil
  13. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Gerçekten yazışmaya başlamış ve de bazı konularda problem yaşamış olsa idi yardımcı olmak daha mantıklı idi. Bu öğrencini okul ile daha kendi iletişim kuramıyorsa bence de Japonya da yaşaması zor olur diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  14. "benim yerime okullarla konuşun" bana göre bi insan ulaşmak istediği şey için çabalamazsa oraya ulaştığında keyfini çıkaramaz veya ulaşamazsa bile diyemez ki ben elimden geleni yaptım hayırlısı buymuş diye.O kişi dese ki size "ya sergül abla benim istediğim okullar bunlar bunlar sence hangisi daha iyi (misal bulunduğu yer bakımından) bana bi tavsiye verebilir misin?" eminim daha farklı bi cevap alabilirdi.

    YanıtlaSil
  15. Haha. Arkadas google amcayla tanismamis galiba. En basiti "japonyada nasil okurum" yazsin google amcaya. Ben yazinca bursuna kadar cikiyor o arkadasta cikmamis galiba ������

    YanıtlaSil
  16. Merhaba Sergül,

    Okuduğum tüm blogların, eğer içerikleriyle, dolayısıyla içimi kıpırdatan sorularıyla içimi çalıştırmalarına izin verirsem, benim için bir hazine olduklarına inanıyorum.
    Sağolasın ki yine kıpırdandım:) Bir başkasına yardım etme ya da etmeme süreci bende , çok genel anlamda şöyle işliyor:
    Yardım isteniyor.
    Ya evet ya hayır diyorum, ya da ikilemde kalıyorum.
    Evet dediğim yardımımı sınır işgali hissetmeden yapıyorum ve yaptıktan sonra unutuyorum. Bunlar sanırım çok kolay olan yardımlar, yani sıkıntı yok.
    Hayır dediğim yardım taleplerini düşünüyorum şimdi. Bunları gerçekleştirirsem kendimden fedakarlık yapacağımı artık biliyorum. Fedakarlıkların altında korkularımın yattığına inandığımdan, onları beslememek adına hayır demek bana doğru geliyor. İstisnalar oluyor elbet.
    İkilemde kaldığım yardım etme konuları başta en illet olanları. İçimde tadilat alanları açıyorlar. Nasıl hareket etmem gerektiğini bilemediğim bu zaman dilimlerinde çok çalışmam gerekiyor. Eğer böyle bir dönemi bastırıp, üzerini kapatıp ve arka plana atıp umursamamaya çalışırsam, aynıları beni yine buluyor. Kaçış yok.
    Kendime cesaret verebilip, kendimi kendime adadığım süreçleri başlatabildiğimde, neden benden bana kararsızlık yaşatacak bir yardım istendiğinin cevabını aramaya koyuluyorum. Süreç bitiminde, çoğunlukla faydasını görüyorum yardım etmenin. Ki bazen yardıma gerek de kalmıyor. Neticede beni deli eden taleplerin ve insanların aslında beni onaranlar olduğuna inanmak, onca debelenmeden - ve hadi perişanlık da diyeyim -, sonra, hediyem oluyor.

    Yolun Neresindeyim, dünyaya açılmış bir blog. İsminin derinliği itibariyle de Sergül, bence kendine, yararı ve zararı ve de buna benzer bir çok hayat öğesini dengede tutabilmeyi, bazen duraklara varmayı, bazen varamadan yine başa dönmeyi ama tekrar yola çıkmayı öğrendiğin ve öğrettiğin bir alan, bir kaynak yarattın.
    Bloğundaki düzen ve tertibi, burayı yaşatmaktaki organizasyon kabiliyetini, yazılarındaki samimiyeti, dürüstlüğü ve sürekliliğini, taktir, saygı ve sevgiyle izliyorum.

    Esen kal:)
    Özlem

    YanıtlaSil
  17. selam blogunuz çok güzel teşekkürler paylaşım için

    YanıtlaSil
  18. Haklısınız her kelimenizde. bu arada bende evladımı kaybettim bu sayede bloğunuzu buldum. Türkiyeye geldiğinizde tanışmak isterim. sizde dilerseniz tüm sosyal medyada ismim melihemreninannesi
    Japonyaya sevgiler

    YanıtlaSil
  19. Kesinlikle sana katılıyorum.Bazen yorumları okurken seni Japonya büyükelçisi zannettiklerini görüyorum.Onun bile görev sınırı var.İnsanların senden istediklerinin sınırı yok.Malesef insanlarımızın bir kısmında''armut piş ağzıma düş''mantığı var.Bence kafana takma.kendine iyi bak.

    YanıtlaSil
  20. Biz Türkler Eş dost vasıtasıyla hazır bir yere konmaya alıştığımızdan olsa gerek, bu tarz şeyleri normal görüyoruz. İnsan utanmaz mı böyle bir şeyi başkasından istemekten? Ben basit bir işletmede mühendislik stajı bulurken neler çektim, kaç firmaya başvurdum, görüşmelere gittim, utandım annemi araya sokmaktan..birde sizden iş,burs bulmalarını "rica etmişler." Yazık onlar utansın. Üniversitelerin sayfasinda yaxıyor eğitim şaryları. Hiç olmafı mail atıp bilgi alabiliyorsun. Ben de Asya'da yüksek lusans düşüyorum,aynı yollardan geçiyorum şu an. Kimseye de işimi yaptırmadım.Bu yardim etmek değil, kendini kullandırmak olur. Gayet yerinde davranmışsınız.
    - eski bir takipçiniz

    YanıtlaSil
  21. Sergül abla bu sefer yazicam inşallah neden öyle dediğime bakma bir kere denedim silindi bir daha yazmak istedim netim gitti ama yazıyorum şimdi gerçekten seni tanıyan takip eden biri zaten öyle mesajlar atmaz boşver hayat hep böyle sen her halinle merhametin iyiliğin ne olduğunu gösteriyorsun birde senden birşey rica etsem bana bir kere olsun cevap yazarmisin varlığın....

    YanıtlaSil
  22. Sergül abla yazdım ama mesajım geldimi bilmiyorum yaaa inşallah gelmistir

    YanıtlaSil
  23. Sergül abla bu sefer yazicam inşallah neden öyle dediğime bakma bir kere denedim silindi bir daha yazmak istedim netim gitti ama yazıyorum şimdi gerçekten seni tanıyan takip eden biri zaten öyle mesajlar atmaz boşver hayat hep böyle sen her halinle merhametin iyiliğin ne olduğunu gösteriyorsun birde senden birşey rica etsem bana bir kere olsun cevap yazarmisin varlığın....

    YanıtlaSil
  24. Sana katılıyorum. Eğer Japonya'da yüksek lisans yapmaya niyetleniyorsan, üniversiteleri ve burs imkanlarını kendin araştırabilmelisin bir zahmet.

    Bence de yerinde davranmışsın ve ayrıca buraya belirtmen iyi olmuş, insanlar bir şey rica ederken düşünsünler tartsınlar ona göre istesinler.

    YanıtlaSil
  25. Kesinlikle sana katılıyorum, zaten sen de demişsin o kişi temas kurmaya çalışmış ve o aşamada bir sorun yaşamış olsaydı yardımcı olurdum diye... yardım budur zaten, başkasının yerine bir şey yapmak değil...

    YanıtlaSil
  26. bu örnekler maalesef "ben üşeniyorum, sen bakıver" demek bence de. Cevap vermemek en doğrusu.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  27. Şaka mı ya utanmadan bırde yazıyorlarmı bu sekılde.sergulcum allah sabır versın ne dıyım okuyup zamanını almaları bıle hata.tabıkı cok haklısın sevgıler😘

    YanıtlaSil
  28. Ben insanlara aciklama yapmayi birakali uzun zaman oldu.Cunku aciklama yapmakta bir nevi yardim aslinda.Kendi zamanindan,kendi enerjinden sarf edip baska insanlara isik tutmaya calismak.Ne nasil yapilir ve nerelere gidilir gibi seyleri ne kadar aciklasanda bos.Tecrubeyle sabit.Yurtdisinda,2 farkli ulkede 8 sene..Hep ayni sorular,sirf yardim dusuncesiyle yapilan aciklamalar ve yurdum insaninin vurucu su cumlesi" ee bana da bir is,bir burs ayarla o zaman".

    Sonra bir de bunun arkandan vuran versiyonlari var.Yasamak icin calismak zorundasin ve cocugun var.Is bulursun,bu seferde etrafindaki yurdum insanlari baslar orda burda arkadan konusmaya.Nasil is bulur.Kesin biri ayarlamistir.Halbuki 10 yildir 3 farkli ulkede kendi cabanla is bulup,dil ogrenip calismissindir.Ondan sonra is firsati ciksa da kimseye birsey ayarlamazsin.Cunku yardim tikandigin noktada uzatilan eldir.5 yasindayken hala annenin agzina kasik sokusturmasi degil.O yuzden kasigi tutup kendi kendine yiyebilecek hic kimseye el uzatmamak lazim.Bu da bu sene ogrendigim dersler hayattan...Selam ile...Okayamali...

    YanıtlaSil
  29. Bana okul bul, bana iş bul nasıl bir mantıktır anlayamadım :) Sana sonuna kadar hak veriyorum. Yardım takıldığın bir yerde istenir, diğeri işi başkasına yıkmak oluyor. Bu mantıkla bir yerlere varılmıyor tabi ki, keşke görebilseler.

    YanıtlaSil

Vakit ayırıp fikrinizi belirttiğiniz için teşekkürler
Hakaret veya konu ile alakasız olmadığı sürece bütün yorumlar yayınlanır

Sevgilerimle
Sergül