11 Kasım 2011 Cuma

Neye ağladım en çok bilmiyorum



Onun adı Atsushi Miyazaki!
Deprem bölgesi ülkesinden kalkıp bizim için yardıma koştu.
Bak biz ona nasıl teşekkür ettik.

Yukarıdaki görüntüler Japon haberlerinde de gösterildi.Bir uzman bu görüntüye bakıp bu cihaz kullanılıyorsa fazla umut yok dedi.Ve dediği de oldu.

Ben bu görüntülere bakarken hüngür hüngür ağladım.
Japon televizyonundan ülkemin seslerini duyduğum için mi,
Ülkemin ekrana yansıyan çaresizliği için mi,
Bir gün ben de sevdiklerimi kaybedebileceğimi düşündüğüm için mi,
Kendim bir gün hangi binanın altında can vereceğimi düşündüğüm için mi,
Yardıma gelmiş bir adamın vebalini üzerime aldığım için mi

Bilmiyorum işte en çok hangisine ağladım.

Ağlarken akşam Yoshi'nin yüzüne nasıl bakacağım diye de sordum kendime.

Benim kocam beni sever.

Benim kocam benim ülkemi de sever.

Ama tanışmadığı yüzlerini görünce ne düşünecek diye çok merak ettim.

Eve geldiğinde soramadım haberleri okudun mu diye.
Elimden geldiğince vakit kazandım.Oturduk bir yemek programı seyrettik.Tam dvd izleyecektik ki akşam haberleri başladı.
Van depremi için yardıma giden Atsushi Miyazaki...
Az sonra denildi.

5,6 şiddetiyle yıkılan Bayram otel... dediği anda spiker bana döndü dedi ki
5,6 da yıkılan bir otel nasıl bir otel?

Beni suçlamadı,yargılamadı,bağırmadı,aşağılamadı ama öyle ezildim ki bu soru karşısında!
Çok ezildim!
Sustum
Utandım!

Kendi ülkemin insanlarının katilleri,
Miyazaki'nin katilleri 
sizin adınıza ben utandım!


Sonra kardeşi çıktı ekrana. 
Dolu dolu gözleriyle çok gençti dedi.

Kendimize kıymet vermediğimiz gibi yardıma gelenlere de kıymet vermedik!
Ayıp ettik!

38 yorum:

  1. Japonya ölen doktorları için tazminat davası açsın istiyorum.Utanıyorum.

    YanıtlaSil
  2. haklısın ne denirki:(( bu ülkede insan canının kıymeti yok ne yazıkki..Rabbim ıslah etsin hepimizi:(

    YanıtlaSil
  3. bu yazı üzerine ne söylenebilir ki

    Allah rahmet eylesin:(

    Utanması gerekenler utanmıyor ve oy vermeye gidilirken o akıllar kullanılmıyor şimdi bir çare düşünsek neye yararki?

    YanıtlaSil
  4. Sergül aynı duyguları yaşamışız. Japon arkadaşlarımdan gelen mesaj

    'Gürkan senin için çok endişeleniyoruz. Van da gene deprem olmuş ve bir japon hayatını kaybetmış.. 5.6 da neden yıkıldı o bina?

    Benim için endişelendiğini söyleyen bu dostuma ben ne diyeyim? Ne anlatayım. ? Bos bos ekrana bakıyorum

    YanıtlaSil
  5. Bu konuyla ilgili bir şey yazacağınızı tahmin etmiştim. Ama okurken bu kadar utanacağımı hiç düşünmemiştim. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  6. Türkiye'de en ucuz şey insan gücü ve insan hayatı, Japonya gibi insan hayatına maksimum değer verilen bir yerde eşinin bunu anlaması çok güç. Maalesef bu utanç hepimizin

    YanıtlaSil
  7. Çok ayıp ettik.. bu utancın lekesi çıkmaz üzerimizden 40lar hamamında 40 kere 40lansak.. :( İnsanlığın başı sağolsın :(

    YanıtlaSil
  8. :(
    O binanın 5.6 da yıkılmasına anlam verebilirim belki ama, 5.6 'da yıkılacak bir binaya "içine girilebilir" diye nasıl güvence verildiğini anlayamam. Hem de hiç.
    "Deprem değil, bina öldürür." diye öğretmeye çalışıyorlar ya hani... Bu defa katil ne deprem, ne o bina hatta ne de o binanın müteahhidi...
    Katil yada katillerin kim oldukları belli...

    YanıtlaSil
  9. keşke bu ülkeyi yönetenler, evlere girin diye garanti verenler de azcık utansa... :(

    YanıtlaSil
  10. Az önce gazeteleri karıştırdım. İçim acıdı, oradaki depremlerden kurtulup burada geldi ve öldü dedim. Gözlerim dolu dolu biliyor musun. Sabah da ODTÜ'yü bitirdikten sonra buraya gelen ve salak saçma bir trafik kazasında yatalak kalan arkadaşımı düşündüm. Eminim o hayatının kalan kısmını yatağa bağımlı olarak geçireceğini düşünmemiştir, Japonya'dan gelen dostumuz da öyle. Ben de artık senin gibi hayatımın kalan kısmında beni nelerin beklediğini bilmiyorum. Hem yakınlarım hem de kendim için ölümden çok korkuyorum...

    YanıtlaSil
  11. Çok üzücü ve kendi adımıza utanç verici gerçekten :( çok üzüldüm. Allah rahmet eylesin :(
    Bu arada özür dilerim çok alakasız olacak belki ama dikkatimi çekti şirin hanımın yazdığı rabbim ıslah etsin hepimizi cümlesi. Anlamı allah önce yoldan çıkarsın sonra buldursun demekmiş. Onun yerine allah doğru yolu göstersin hepimize diyelim ..

    YanıtlaSil
  12. :( söylenebileceklerin kilitlendiği nokta.

    YanıtlaSil
  13. Rezillikler katlanarak büyüyor Sergülüm ne diyeyim? :(

    YanıtlaSil
  14. Aynı duyguları paylaşıyoruz...ne desen haklısın...utanç içerisindeyim..

    YanıtlaSil
  15. herkes soyut bir şeyleri suçluyor. benim aklımaysa gazetecisinden yöneticisine sıradan vatandaşına kim Atsushi Miyazaki gibi bir sivil toplum örgütüne üye olup, rahatını bırakıp çalışmış? hem de başka bir kıta başka bir ülkenin insankarı için.
    kim yanlış giden bir şeyler varken, çıkıp değiştirmek için sivil bir inisiyatife katılıp sıcak koltuğundan kalkıp bir şeyler yapmış? bu soru geliyor.
    kısacası sadece ahkam kesiyoruz. o da iş işten geçtikten sonra.

    YanıtlaSil
  16. İlk aklıma gelen Yoshi oldu biliyor musun. Ne acı, ne utanılası bir durum, hem o gencecik Japon hem enkaz altında kalan diğerleri için. Kurban eti dağıtırkenki görüntüsü gözlerimden hiç silinmeyecek; gencecik, güleryüzlü, yardım edebildiği için mutlu. Ne diyeyim ki, keşke son olsa...

    YanıtlaSil
  17. benim de haberi alır almaz kanım dondu, çok üzüldüm... çok utandım. keşke gelmeselerdi dedim içimden, yine utanarak... kendi insanıma hiç bir şey olmasın hepsi sağlıkla yaşasın, oraladan kimin yardımıyla olursa olsun kurtulsun istiyorum ama gelen ekibin enkaz altında kalıp ölmesi resmen komik. ne denir ki. çok utanıyorum böyle işgüzar bir toplum haline geldiğimiz için...

    enişteye bu duygularınızı açarsanız bizim de özürlerimizi iletin lütfen olur mu...

    YanıtlaSil
  18. Bende çok üzüldüm allah rahmet eylesin :(

    YanıtlaSil
  19. herkesin basi saolsun

    YanıtlaSil
  20. yardıma gelen bir insanı o otele yerleştiren de,sağlam diyip gönül rahatlığıyla para derdine düşen otel sahibinin de Allah cezasını versin kendi kurtulmuş vardır yukarıdakinin bir bildiği çok utanç verici,çok...

    YanıtlaSil
  21. Allah rahmet eylesin. yaptığı yardimlarla Dr. Miyazaki'nin hakki odenemeyecegi gibi yasama hakkini elinden alan sorumsuzlara, insan musvettelerine de hakkimi helal etmiyorum...

    YanıtlaSil
  22. bende birtek miyazakisan için üzüldüm...topunun allah belasını versin bu ülkede yaşamaktan nefret ediyorum

    YanıtlaSil
  23. Biz utanıyoruz ama asıl utanması gerekenlerden ses çıkmıyor bile..Çatlakları olan bi otele sağlam derken nasıl vicdanları sızlamıyor ki..Keşke tek ayıbımız yardıma giden Atsushi Miyazaki olsa:/
    Japonya'daki arkadaşlarımdan gelen maillere cevap verirken bile utandım ben, o kadar insan nasıl öldü diye sorduklarında ne cevap vereceğimi bilemedim bile..
    Allah rahmet eylesin ...

    YanıtlaSil
  24. Utanması gerekenler utanmıyor ki...

    YanıtlaSil
  25. ben vanda deprem oldugunu bilmiyordum sabah twittera bir girdim japon arkadaşlarım mesaj atmış nasılsın iyi misin ailen nasıl diye sonra sag köşeye bir baktıp deprem olmuş miyazaki-san özür dilerim kendi adıma senin hayallerini çaldığım için gülen yüzünü soldurduğum için bizi affet.

    YanıtlaSil
  26. Bilmiyorum, çok üzüldüm ben de. Burada herkes ondan bahsediyor. Bize iyilik, insanlık yaramıyor sanırım.

    YanıtlaSil
  27. ben de senin gibi pek çok kişi gibi aynı şeyleri düşündüm. kendi şehitlerimiz yetmedi, onlar da bizim uğrumuza şehit oldular.

    YanıtlaSil
  28. O kadar acı ki... İyilik yap kemlik bul demişler ama bu ondan da beter. Bize bu kadar cömert davranan bir halkın evladına reva görülen sona bak. Belki Kader bir yerde ama ölüm şekli de mi kader? Ben de çok utanıyorum. Çok üzülüyorum. Yüzü olan herhangi birinin utanmaması mümkün değil. Sahi bir daha nasıl bakacağız biz bu insanların yüzüne? Ne yüzle! :(

    YanıtlaSil
  29. Her yazdığına katılıyorum.Öyle güzel ifade etmişsin ki ekleyecek hiçbirşey yok.

    YanıtlaSil
  30. ben de neye üzüleceğimi şaşırdım, utanıyorum

    YanıtlaSil
  31. Sergül senin yazdıklarının üzerine başka bir şey eklemek çok zor. Dediğin gibi kendimize değer vermiyoruz ki başkalarına verelim.

    YanıtlaSil
  32. Burdan belki senin aracılığınla duyarlar umuduyla Atsushi Miyazaki ailesine ben kendi adıma böyle bir evlat yetiştirdikleri için teşekkür ediyorum.Keşke elimde olsa da ben Türkiye adına Japonya ya gidip ailesinden özür dileyebilseydim. Sarılıp teselli edebilseydim.Belki de güzel bir moral olurdu.Samimi duygularla yazdığın yazı için de sana ayrıca teşekkür ediyorum.(DERYA)

    YanıtlaSil
  33. Üzücü ve utanç verici gerçekten de... Yoshi Türkiye'yi daha ziyade Atatürk yaşarkenki mantığıyla tanıyor sanırım, şimdiki halimizle yüzleşince hayal kırıklığına uğruyordur :/

    YanıtlaSil
  34. en objektif yazılacak yazı sanırım seninki. ve bu durumu en iyi anlatacak.
    bazen hakıktane utanıyorum ulkemden.
    göğsümü gere gere söyleyemıyorum.
    tarihimden ulu önderimden değil ama tek tesellim de o zatende.
    türk olmak ve burası turkiye olur oyle diye bir sey varya işte bu cok canımı yakıyo.

    YanıtlaSil
  35. Kardeşimde Ercişteydi ve okullar açılınca tekrar gidecek tek derdimiz nerede kalacak. Yok böyle birşey diyorum başka birşey demiyorum. Çok acı çok

    YanıtlaSil
  36. 17 Ağustos Gölcük depremini Gölcük'te yaşamış biri olarak yazıyorum. Ne yazık ki bizim ülkemizde insana verilen değer bu kadar. Deniz kumuyla sıvanan evler, adı üzerinde göllerin ve bataklıkların üzerine kum dökülmesi ile oluşturulan bir yerleşim yeri. Japonya'da insanlar kendilerini doğaya uydurmuşlar, burası bizim ülkemiz depremle yaşamayı öğreneceğiz, binalarımızı ona göre yapacağız demişler. Biz yaptığımız binalarla doğaya resmen meydan okuyoruz.
    Bilmeyenler için birkaç not daha:
    * Deprem sonrasında yaptığı binalar yıkılan ve yüzlerce kişinin yaşamını kaybetmesine neden olan müteahhitlerin neredeyse hiç biri ceza almadı, sadece bazılarına göstermelik hapis cezası verildi. Onlar da zaman aşımına uğradı.
    * Depremde yaklaşık 50.000 kadar insan kaybımız var ancak bu rakam sürekli aşağıya çekildi en son 19.000 küsürlerde duyuruldu. Geri kalanlar için "vefat" değil "kayıp" denildi. Bunun tek sebebi de 20.000 üzeri vefat durumunda Kocaeli'nin "afet bölgesi" ilan edilmesi gerektiğiydi. Afet bölgesinden vergi alınmaz ve Kocaeli Türkiye'de sanayinin kalbidir.
    * Deprem için yapılan yardımların bir çoğu diğer illerden gelen çapulcular, mezar soyguncuları tarafından toplandı. Bu durum öyle bir hal aldı ki bir süre sonra hırsızlar için "vur emri" çıkarıldı. Yani evinize girmiş birini vurduğunuz halde ceza almayacaktınız (Hırsızlığın organ kaçakçılığına kadar gittiği, vefat edenlerin bilezikleri için elinin kesildiği bile anlatılır).

    Daha bizde neler neler yaşanır.

    Sevgilerimle,

    YanıtlaSil
  37. Tekrar merhaba, bir önceki mailde çok acı şeyler yazmışım biraz yumuşatayım güzel bir şey yazayım;
    Depremden hemen sonra yüzlerce ülkeden yüzlerce gönüllü geldi Gölcük 'e ve aylarca kaldılar. Japonya 'dan, Almanya 'dan, Yunanistan 'dan nice ülkeden sadece doktorlar değil, her meslek grubundan insan işlerini bırakıp o kadar mesafeyi aşıp gelerek bize yardımcı oldu.
    Aynı şekilde Türkiye 'deki tüm illerden yardım paketleri, gönüllüler geldi. İlk şoku ve acıları atlattıktan sonra hiç yokluk, sıkıntı çekmedik.
    Yani her ne kadar şikayet etsem de "insanlık ölmemiş" diyebilirim. Sürekli olumsuz düşünmemek gerek.

    YanıtlaSil

Vakit ayırıp fikrinizi belirttiğiniz için teşekkürler
Hakaret veya konu ile alakasız olmadığı sürece bütün yorumlar yayınlanır

Sevgilerimle
Sergül